Yazı Detayı
24 Ağustos 2017 - Perşembe 16:36
 
Helal Olan Ne Kadar?
Emine Bişeng Sabırlı
 
 

Dünyada hiçbir yemek helal parayla alınan ekmeğin verdiği tat kadar lezzetli değildir.Her gece sofraya oturduğunuz da her gece aynı yemeği yemediğiniz için şükrediyor musunuz ? Helal parayla alınan ekmegin tadını kaçınız biliyor? Ya da bi örnek vereyim mi? İnşaat işçilerini hepimiz biliriz dünyanın en zor en yüklü işlerinden birini yapıyorlar. Sabahın en sıcak kavurucu  güneşinden  akşam ezanına kadar yük taşıyıp iş görüyorlar. Boğazlarına kaçan çimento tozu, gözlerine kaçan kum tozu ve açlığa rağmen çalışıyorlar ama gece evlerine gittiklerinde helal parayla aldıkları ekmeği diğer aile fertleriyle paylaştıklarında yaşadıkları o samimi mutluluğa eşdeğer bir şey tanımıyorum. Çünkü alın teriyle, yorularak, canları yanarak kazanıyorlar o parayı ve inanın bana aldıkları para alın terlerini karşılamıyor. Candan geçmek o kadar basitleşmiş ki iş güvenliği konusunu ele alan tek bir hukuk sahibi insan bile yok. Bu memlekette hiçbir meslek kolay değildir, hiçbir meslek kolay kazanılmıyor diyor bir derviş; Hayır, derviş yanılıyor! Bu memlekette kolay kazanılan bir meslek var.

 

" Milletvekili " 

 

Milletin içine inip milletin ne yaşadığını bilmeyenler, sözde onları temsil ediyorlar ama milletin alın terini kaynatıp içiyorlar hiç gocunmadan. Gidip o dervişe bu memlekette adaletin olmadığı gerçeğini anlatmak istiyorum. Bir avuç kömür için bir ömür veren yüzlerce yiğitten bahsetmek istiyorum. Evet, hepiniz hatırlarsınız o yiğitleri... Hani şu ekmek parası denen dava için yerin yüzlerce metre derinliğinde helal lokma arayıp ama şehitliği bulanlar var ya işte onları anlatmaya kimsenin yüreği yetmez! Onları anlatmaya kalemin mürekkebi yetmez! Ama ben size o yiğitlerin çocuklarını anlatmak istiyorum. Sahi hanginiz gidip çaldınız o acılı evlerin kapılarını? Kimse yok mu demek yerine içeride baba var mı diye sormanız gerek. Durun durun ben söyleyeyim, içeride baba diye inleyen çocukların inleyişleri  var sadece. Durmayın! Girin içeri, içeride dinlenecek daha çok şey var.  Mesela 40 yıllık kocasını yılda 40 günden az gören gariban kadınlar var. Eve ekmek gelmeyince oturup çocuklarına aş pişiremediği için kahrolan analar var. Birde ciğerden öksüren birini görürsünüz köşe başında iki büklüm oturan. İşte o adam evlatlarını toprağa gömen, yıllarca aynı madende çalışıp bütün çiğerlerini kömür zehriyle  dolduran ve neden ben evlatlarımdan önce ölmedim deyip kahrolan adam. Şimdi soruyorum biz ne kadar helal yiyoruz ya da bu kadar çok yediğimiz şeylerin helali ne kadar?

 
Etiketler: Helal, Olan, Ne, Kadar?, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı